AK
Parti Genel Başkanı ve Başbakan Davutoğlu,
dedi.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, Sinan
Erdem Spor Salonu'nda düzenlenen AK Parti İstanbul 5. Olağan İl
Kongresi'ndeki konuşmasında, salonda bulunanlar ile tüm İstanbulluları
selamdı.
Başbakan Davutoğlu, İstanbul ile AK Parti'yi karşılaştırmak istediğini anlatarak, şöyle devam etti:
Tarihin akışını takip edenler için
İstanbul'un pusula gibi olduğunu dile getiren Davutoğlu, "İstanbul'u
anlayan, insanlık tarihini anlar. İstanbul'u anlayan, medeniyet
tarihimizin akış tarihini anlar. Aynı şekilde AK Parti tarihin akışı
içinde doğmuş, çok büyük bir yürüyüşün bugünkü adıdır" ifadelerini
kullandı.
Başbakan Davutoğlu, AK Parti'nin insanlığın hidayetinden başlayan bir
merhamet, adalet yürüyüşünün bugünkü ismi olduğunu söyledi.
Aynı İstanbul'un tarihi bünyesinde barındırması gibi, AK Parti'nin de
insanlık tarihini, medeniyet tarihini bünyesinde barındırdığını kaydeden
Davutoğlu, şöyle devam etti:
Davutoğlu, bu nedenle İstanbul İl Başkanlığı,
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın taşınabilecek
sorumlulukların en ağırı olduğunu belirterek, "Ama en büyük
bahtiyarlıktır. Değerli dostumuz Aziz Babuşcu'ya bu emaneti 8 yıl
boyunca onurla taşıdığı için teşekkür ediyoruz. Onun bütün ekibine, o
arkadan gelen bütün il başkanlarımıza, teşkilat başkanlarımıza, bütün
yönetim kurulu üyelerimize, mahalle teşkilat temsilcilerine kadar
herkese teşekkür ediyoruz. İstanbul bizim her zaman yüzümüzü ak eyledi.
AK Parti'nin yüzünü ak eyledi" diye konuştu.
Yeni il
başkan adayı Selim Temurci'nin de aynı yolda kararlılıkla yürüyeceğinden
emin olduğunu aktaran Davutoğlu, şöyle konuştu:
"Nasıl İstanbul
bütün bir milleti temsil ediyorsa, aynı zamanda İstanbul aslında gönül
coğrafyamızı da temsil eder. Semerkant'a gidin insanların gönlünde
İstanbul vardır. Saraybosna'ya gidin insanların gönlünde İstanbul
vardır. Somali'ye gidin insanların gönlünde İstanbul vardır. Afrika'nın
derinliklerine, Asya'nın derinliklerine kadar her yerde İstanbul başlı
başına bir destanın ifadesidir.
Ama AK Parti gelene kadar
İstanbul sadece tarihi önemiyle anlatılırdı. AK Parti gelince,
İstanbul'un da, bu al bayrağın da dünyadaki yeri ve anlamı değişti.
Artık Saraybosna'da da Semerkant'ta da Bağdat'ta da Kerkük'te
de Şam'da da Kudüs'te, Gazze'de de Somali'de de AK Parti ve al bayrak
birlikte anılıyor birlikte dalgalanıyor."
Cumhurbaşkanı Recep
Tayyip Erdoğan'ın adı anıldığında bütün bu yerlerde insanların gözünde
İstanbul'un belirdiğini ifade eden Davutoğlu, "Al bayraklar üzerinde AK
Parti anılıyor. Çünkü İstanbul, İstanbul, aziz İstanbul her bir merhamet
için kucak olmuştur. Türkiye kucak olmuştur. AK Parti bunu temsil eder"
dedi.
"Biz birlik siyasetinin takipçileriyiz"
Davutoğlu, şöyle devam etti:
"Geliniz İstanbul'dan hareketle anlattığımız siyaset felsefemizi,
siyaset anlayışımızı İstanbul'un yeni Türkçesiyle simgeleştirecek
şekilde yeni ilkelerle ele alalım. AK Parti siyasetinin yedi tepeye
benzeyen yedi ilkesi, birlik, özgürlük, güvenlik, adalet, kudret, izzet
ve emanettir. Biz birlik siyasetinin takipçileriyiz. Milletin, vatanın,
bu aziz ülkenin birliğinin siyasetini takip ediyoruz. Onun için,
bölünmüş coğrafyalara, belli bölgelere hapsedilen siyaset AK parti'yi
temsil edemez. Türkiye'yi temsil edemez."
Beş ay içinde bütün
vilayetleri dolaştığını, 50'yi aşkın şehre gittiğini anlatan Davutoğlu,
"Öylesine sembolik ziyaretlerdi ki bunlar, sabah Erzurum'da kongre
yaptık, öğleden sonra Balıkesir'de. Diyarbakır, Van'da kongre yaptık,
öğleden sonra Eskişehir'de yaptık, İzmir'de yaptık. Her bir köşeye
birlik mesajı götürdük. Hacı Bektaş-ı Veli'de 'Bir olalım, iri olalım,
diri olalım' dedik. Tunceli'de aynı mesajı verdik, Konya'da aynı mesajı
verdik. Başka hiç bir parti, Türkiye'nin bütününü kuşatan, bir
siyaset diline, bir irfan diline sahip değildir. Bir tek AK Parti
Türkiye'nin bütününde siyaset yapar, bütününde aynı dili kullanır"
ifadelerini kullandı.
"AK Parti oldukça, biz milleti bölen hiçbir siyasi söyleme izin vermeyeceğiz"
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Alevi kardeşlerime
de sesleniyorum. Hacıbektaş'ı, Tunceli'yi ziyaret ettiğimde yürekten
söylediğim gibi; Alevi İslam kültürü bu toprakların bir rengidir. Bu
renk hiçbir şekilde siyasi istismara mevzu edilmemelidir. Türkiye'de
kimse Türk-Kürt, Alevi-Sünni ayrımı üzerinden bir siyaset yapamayacak.
AK Parti oldukça, biz milleti bölen hiçbir siyasi söyleme izin
vermeyeceğiz" dedi.
Başbakan Davutoğlu, 2011 seçimlerine göre
CHP'nin 33 ilde, MHP'nin de 47 ilde milletvekili çıkaramadığını, AK
Parti'nin ise 78 ilde birden milletvekili çıkardığını, 7 Haziran'daki
seçimlerde 81 ilde de milletvekili çıkaracaklarını söyledi.
Davutoğlu, "Onlar kıyıların partisidir, bazıları. Cumhuriyet Halk
Partisi gibi. Bazıları sadece İç Anadolu'nun partisi gibi. Bazıları
sadece Doğu ve Güney Doğu Anadolu'da. Şimdi soruyoruz aziz
İstanbullular; Diyarbakır'dan Edirne'ye, Hakkari'den Muğla'ya,
Türkiye'nin her bir köşesini bünyesinde barındıran aziz İstanbullular,
Türkiye'nin her yerinde siyaset yapan yegane parti AK Parti. Türkiye
birleştiren, bütünleştiren yegane parti AK Parti. Türkiye'nin her
yerinde milli birliği, beraberliği savunan yegane parti AK Parti'dir"
diye konuştu.
"Çözüm süreci, AK Parti siyasetinin mutlaka başarıya ulaşması gereken en önemli projesidir"
Bu birlik siyasetlerinin günümüzdeki yansımasının çözüm süreci olduğunu
anlatan Davutoğlu, "Bu salonda eminim, Türkiye'nin doğusundan
batısından, kuzeyinden güneyinden gelen bütün dava arkadaşlarım, çözüm
sürecinin milli birlik ve beraberlik projesi olduğunu biliyor. Sizin,
kongremiz üzerinden bütün milletimize tekrar aynı mesajı iletmek
istiyorum. Olağanüstü kongrede Sayın Cumhurbaşkanımız, emaneti bize
tevdi ettiğinde, bu emanet olağanüstü genel kongrede onaylandığında, söz
verdik Çözüm süreci, AK Parti siyasetinin mutlaka başarıya ulaşması
gereken en önemli projesidir" ifadelerini kullandı.
Çözüm
süreci derken Muğla'da buluştukları Yörük Türkmen yiğitleriyle, Ege'de
kucaklaştıkları Efelerle, Zeybeklerle, Trakya'da kucaklaştıkları Evlad-ı
Fatihan ile Diyarbakır, Van, Batman'da kucaklaştıkları Kürt, Zaza
yiğitleriyle, dün Sakarya'da kucaklaştıkları Kafkas, Balkan
çocuklarıyla, Evlad-ı Şamil ile tek bir millet idealinin bugünkü
yansıması olduğunu dile getiren Davutoğlu, şunları kaydetti:
"Her ne suretle olursa olsun bu birliği, beraberliği kararlı bir şekilde
korumaya devam edeceğiz. Buradan Türkiye'nin her bir köşesindeki
vatandaşlarımıza sesleniyorum, hiç merak etmesinler bir daha kimse bu
toprakları, bu ülkeyi bölecek şekilde faaliyet yapma fırsatı
bulamayacak. Bu topraklarda Türk, Kürt, Zaza, Laz, Çerkez gibi ayrımlara
dayalı siyaset hakim olamayacak. Alevi, Sünni ayrımı yapılamayacak.
Herkes kendi kültürel kimliğini, istediği örfü yaşayacak ama tek bir
milletin ferdi olduğunu unutmayacak. Tek devleti unutmayacak. Tek
bayrağın aziz gölgesini koruyacak. Tek bir vatanın, vatanperver
evlatları olduğunu unutmayacak."
"Biz milleti bölen hiçbir siyasi söyleme izin vermeyeceğiz"
Davutoğlu, konuşması sırasında partililerce yapılan tezahüratlar
üzerine, "Allah bizimle, millet bizimle, İstanbul bizimle. İstanbul
bizimle. İstanbul, Türkiye'nin her bir köşesini temsil eden İstanbul
bizimle misin? Yeni bir destan yazmaya hazır mısın? Milli birlik,
beraberlik söz konusu olduğunda dimdik durmaya hazır mısın? Birlik
siyasetini zafere götürmeye hazır mısın? İstanbul, sonunda söyleyecektim
ama bu evetlerin devamı gelmeli. İnşallah 7 Haziran'da yüzde 60 demeye
hazır mısın? İstanbul siyasetin ibresidir. İstanbul'da birlik,
beraberlik varsa Türkiye'de de vardır. Her bir İstanbul semtinde
doğusuyla, kuzeyiyle, güneyiyle, batısıyla bütün bir Türkiye komşu
olarak yaşar. Bir Balkan muhaciri ile bir Kafkas muhaciri yan yana
yaşar. Şimdi bir Suriyeli ile bir Iraklı İstanbul'da huzur bulur" diye
konuştu.
Etnik ve mezhepsel milliyetçiliğe hiçbir şekilde izin
vermeyeceklerine işaret eden Davutoğlu, "Alevi kardeşlerime de
sesleniyorum. Hacıbektaş'ı, Tunceli'yi ziyaret ettiğimde yürekten
söylediğim gibi; Alevi İslam kültürü bu toprakların bir rengidir. Bu
renk hiçbir şekilde siyasi istismara mevzu edilmemelidir. Türkiye'de
kimse Türk-Kürt, Alevi-Sünni ayrımı üzerinden bir siyaset
yapamayacak. AK Parti oldukça, biz milleti bölen hiçbir siyasi söyleme
izin vermeyeceğiz" dedi.
Başbakan Davutoğlu, AK Parti'nin birinci siyaset ilkesinin birlik olduğunu anımsatarak, şöyle devam etti:
"Bir olalım, iri olalım, diri olalım. İkinci siyasi ilkemiz
özgürlüktür. Hiçbir siyaset insana dayanmadıkça daim ve kaim olamaz.
İnsanı yaşat ki devlet yaşasın felsefesi, insan onuruna saygıyı
gerektirir. İşte onun için AK Parti yola çıktığında yasaklara,
yoksulluğa ve yolsuzluğa meydan okuyarak çıktı. 12 yıl içerisinde
Türkiye'de özgürlükleri hayata geçiren bir siyaset takip ettik. Biz
iktidara geldiğimizde, 28 Şubat'ın ağır baskısı toplumun üzerindeydi.
Başörtülüler üniversite kapılarında tahkir ediliyorlardı. Sütçü İmam'ın
torunları, üniversite kapılarında hakarete maruz kalıyorlardı. İmam
hatip liselerine, ikinci sınıf evlat muamelesi yapılıyordu. Hapishanede
oğluyla Kürtçe konuşmak isteyen annelere izin verilmiyordu. Gayrimüslim
azınlıklar ve toplumun her kesimi, değişik şekillerde iç tehdit gibi
algılanıyordu. AK Parti geldi ve şunu söyledi; insan onuru siyasetin
esasıdır. İnsan onurunun teminatı da özgürlüklerdir. Olağanüstü hali kim
kaldırdı? AK Parti. Başörtü yasağını kim kaldırdı İstanbullular?
Kat sayı zulmünü kim kaldırdı? Her türlü zulme önce İstanbul direndi,
önce AK Parti direndi, bütün Türkiye direndi. Direnmeye devam edeceğiz."
"Yeni anayasanın en temel ilkesi özgürlükçü olması olacak"
Başbakan Davutoğlu, 12 yıl içinde demokratikleşme paketleriyle büyük
devrimlere imza attıklarını, büyük bir demokrasi hamlesini hayata
geçirdiklerini, bu demokrasi hamlesinde artık Türkiye'de hiçbir
vatandaşın inancı, örfü, adeti, dili dolayısıyla tahkir edilmediğini ve
edilemeyeceğini aktardı.
Gelecek dönemde, 7 Haziran'da
milletten emanetini devraldıklarında en önemli hedeflerinden
birinin özgürlükçü bir anayasayı, milletin anayasasını, Türkiye'nin
temel yasası olarak milletle yazmak olduğunu vurgulayan Davutoğlu, "Yeni
anayasanın en temel ilkesi özgürlükçü olması olacak. Özgürlükleri
kısıtlayan, önce özgürlüklerle ilgili bazı imkanlar tanıyıp sonra bu
özgürlükleri yok eden, kısıtlayan anayasa, 12 Eylül Anayasası tarihin
çöplüğündeki yerini alacak, milletimizin seçtiği parlamento inşallah
milletin iradesini yansıtan özgürlükçü, katılımcı bir anayasayı yazıp
milletimize sunacak. Aziz İstanbul, yeni anayasa için, özgürlükler için
ayağa kalmaya hazır mısın? 7 Haziran'da bize bu yetkiyi vermeye hazır
mısın? Özgürlükler nasıl kişiler için önemliyse milletler için de
önemlidir. Milletimizin istiklali, Misak-ı Milli ile milletimizin
istiklali bu şehirde ilan edilmişti. Şimdi de inşallah milletimizin
istiklalini daim kılacağız" şeklinde konuştu.
"AK Parti'nin üçüncü temel ilkesinin özgürlükleri teminat altına alacak şekilde güvenliği tahkim etmek"
Başbakan Ahmet Davutoğlu, AK Parti'nin üçüncü temel ilkesinin
özgürlükleri teminat altına alacak şekilde güvenliği tahkim etmek
olduğunu ifade etti.
Davutoğlu, "Gezi provokasyonlarıyla,
ardından 17-25 Aralık kumpaslarıyla ve 6-7 Ekim Kobani olayları bahane
edilerek ülkemizde bir kaos ortamı oluşturulmaya çalışıldı. Bu kaos
ortamı karşısında, AK Parti kadroları dimdik durdu. Ne Gezi olaylarında
çapulculara, ne 17-25 Aralık kumpaslarında paralel çeteye, ne de 6-7
Ekim olaylarında Kobani'yi bahane eden vandallara meydanı bırakmadık
bırakmayacağız" diye konuştu.
Ülkenin güvenliğini, huzurunu
tehdit eden herkesin karşısında özgürlüklerin de güvenliğin de teminatı
olan AK Parti kadrolarını bulacağını vurgulayan Davutoğlu, şöyle devam
etti:
"Dikkatinizi bir hususa çekmek istiyorum. Son bir haftalık
gelişmelere bakın. Biz 6-7 Ekim olaylarındaki provokasyonlarından sonra
hani güzel Diyarbekir'i, güzel Batman'ı, yeşil Van'ı, Siirt'i,
Bitlis'i birçok ilimizi bir vandalizme götürmek isteyen o terör
odaklarına karşı, o baskıdan sonra, hemen çok yoğun bir çalışmayla bir
iç güvenlik reform paketi hazırladık. Tartışa tartışa, konuşa
konuşa Avrupa Birliği standartlarında, kapsamlı bir iç güvenlik reformu
paketi hazırladık. Meclis'e sevk ettik. Dikkatinizi çekerim geçen salı
günkü grup konuşmalarında bütün partiler, artık ben onlara
'üçüzler' diyorum, Cumhuriyet Halk Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi,
HDP hepsi birden buna karşı direnme çağrısında bulundu. Kemal
Kılıçdaroğlu şimdi paralelle oynuyor sizinle oynamaya vakti yok.
İstanbul sokaklarında değil, hep beraber Pensilvanya'da oynuyorlar. Biz
milletimizle halayda, zeybekte, horonda beraberiz, onlar da paralel
çeteyle her türlü tuzakta beraber."
"Milletimizin teyakkuz halinde olması lazım"
Bir tuzakla karşı karşıya olduklarını dile getiren Davutoğlu, "7
Haziran seçimlerine giderken, bütün milletimizin teyakkuz halinde olması
lazım" dedi.
Geçilen salı günü Cumhuriyet Halk Partisi Genel
Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Meclis'te grubuna konuşurken, "Bu
güvenlik paketine karşı direnme hakkınızı kullanın" ifadelerini sarf
ettiğini anlatan Davutoğlu, şunları kaydetti:
"Aynen 27 Mayıs
ihtilaline giderken İsmet İnönü'nün şehit Adnan Menderes'in şehadetine
giden yolda, 'şartlar oluştuğunda ihtilal haktır' demesi gibi. Tam o
saatte Kılıçdaroğlu bu konuşmayı yaparken, aynı saatlerde New York
Times'ta paralel çetenin başının makalesi yayınlanıyor. Hani şu paralel
çetenin başı, 28 Şubat zulmü devam ederken, 'onu eleştirmeyip devlete
itaat edin, başörtüsü teferruattır' diyen zat, Mavi Marmara şehitleri
olduğunda, 'İsrail'den izin alarak gidilseydi' diyen zat, şimdi halkın
oyuyla, halkın iradesiyle işbaşına gelmiş Türkiye Cumhuriyeti hükümetini
Washington'a, Avrupa'ya, dünyaya şikayet ediyor."
"Seçim kampanyasını makaleyle başlatmış oldu"
Davutoğlu, bununla birlikte bir kampanya başlatıldığını aktararak,
"Seçim kampanyasını makaleyle başlatmış oldu böylece. Türkiye'de CHP'ye,
MHP'ye, HDP'ye mesaj yolluyor. 'Bu hükümetten kurtulmak isterseniz
benimle iş birliği yapın' diyor. Bu yetmiyor, tabii o bu çağrıyı
yaparken Kılıçdaroğlu da buradan cevap veriyor, 'evet, seninle
beraberiz' diyor. 'Kaos gerekirse kaos çıkarırız. Kriz gerekirse kriz
çıkarırız. Yolda yürüyenler olursa, elinde molotofkokteyli olursa
onların önüne ben geçerim onlarla birlikte yürürüm' diyor Biz de ona
diyoruz ki, özgürlükler bizim teminatımız altındadır'' diye konuştu.
Kim yürümek isterse kanuni şartlar yerine getirildikçe, kanunun
belirlediği yerlerde özgürce yürüyüşünü yapabileceğini belirten
Davutoğlu, şu değerlendirmede bulundu:
"Özgürce görüşlerini
ifade eder ama ister Kılıçdaroğlu olsun ister başkası, bu yasa çıktıktan
sonra kim eline molotofkokteyli alırsa, kim yüzünü maskeyle kapatırsa
gerekli olan cevabını alır. Güvenliklerin teminat altında
olmadığı yerlerde neler olabileceğini Suriye'de, Irak'ta görüyoruz. Aziz
İstanbullular, şundan emin olup evinizde huzur içinde uyuyun, oturun
hiçbir şekilde bu ülkede kaos çıkarılmasına izin vermeyeceğiz. Kaos
tacirlerine boyun eğmeyeceğiz."
"Şimdi bir de paralel lobisi çıktı"
Davutoğlu, hiç kimsenin özgürlükleri kısıtlamasına da milletin
güvenliği ve huzuru konusunda da hiç kimseye en ufak bir taviz
vermeyeceklerini söyledi.
Fethullah Gülen'in The New York
Times'ta yayımlanan makalesini hatırlatan Davutoğlu, "New York Times
makalesinin ikinci mesajı nereye biliyor musunuz? 24 Nisan yaklaşıyor.
Ermeni lobisi harekete geçti, Türkiye'ye karşı, Yahudi lobisi zaten
İsrail dolayısıyla her an Türkiye'ye karşı hareket halinde, Rum lobisi
hareket halinde. Şimdi bir de paralel lobisi çıktı. Buradan ilan
ediyorum: Biz ne Yahudi lobisine ne Ermeni lobisine ne Rum lobisine
boyun eğdik, bundan sonra da eğmeyeceğiz. Onlara mesaj yollayan paralel
lobiye de sesleniyorum: Nerede olursanız olun, izzetle karşınızda
duracağız, bu millete bu vatana yaptığınız bu ihanet dolayısıyla zelil
olacaksınız" ifadelerini kullandı.
"Sen ana muhalefet partisi misin, ana paralel partisi misin?"
"Paralel lobinin" bunları yapmasının anlaşılır olduğunu ancak "her
fırsatta ulusalcılık yapan, her fırsatta ulusal onur" diyen CHP'nin aynı
kampanyaya katılması manidar bulduğunu kaydeden Davutoğlu, "Şimdi,
İstanbul'da bulunan ve Türkiye'deki bütün yurtsever Cumhuriyet Halk
Partililere sesleniyorum: Başınızı kaldırın ve sorun Kılıçdaroğlu'na,
New York Times'ta yayımlanan makaleyle neden aynı gün, aynı çağrıyı
yapma zilletine düşüyorsun? Sen ana muhalefet partisi misin, ana paralel
partisi misin? Hangi parti olduğuna karar ver" diye konuştu.
"Devlete sahip çıkan yasaya neden 'hayır' diyorsun?"
MHP'ye yönelik eleştirilerde bulunan Davutoğlu, 6-7 Ekim olaylarında
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "Nerede bu devlet?", "Neden el
koymuyorsunuz?" diye kendilerine sorduğunu anlatarak, "İşte biz de
diyoruz; devlet burada, buradaydı, burada olacak ve ebediyete kadar da
bu devlet payidar olacak. Sayın Bahçeli'ye diyoruz ki adın Devlet ama
devlete sahip çıkan bu iç güvenlik yasasına neden 'hayır' diyorsun?
Neden karşı çıkıyorsun? Neden? Neden vandallarla işbirlikçileriyle bunu
tenkit ediyorsun" dedi.
HDP'yi de eleştiren Başbakan
Davutoğlu, "HDP, çözüm sürecine darbe vuran 'paralel çete' diyor. Doğru.
Peki niye aynı safta buluşuyorsun şimdi? 90'lı yıllarda JİTEM'den
şikayet ediyordun, faili meçhullerden şikayet ediyordun. Şimdi şerefli
Türk Silahlı Kuvvetleri kendi görevini ifa ediyor. Jandarma'yı da
İçişleri Bakanlığı'na, sivil otoriteye bağlıyoruz. Peki niye buna karşı
çıkıyorsun? Çünkü bunların meselesi millet değil, bunların meselesi
demokrasi değil, biliyorlar ki sandıkla iş başına gelmeleri mümkün
değil. Kaos çıkarmak istiyorlar" şeklinde konuştu.
"Milletin huzuru için vatandaşlarımızın özgürlüğü için 7 Haziran'da bir destan yazmaya hazır mısın ey İstanbul?"
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "HSYK üzerinden
adalete ipotek koymaya kalkışanlar, paralel yapının uzantıları ve
yargıyı bir şekilde yargıyı kontrol etmeye çalışanlara sesleniyorum:
Bütün hevesleri kursaklarında kaldı" dedi.
Davutoğlu, Sinan
Erdem Spor Salonu'nda düzenlenen AK Parti İstanbul 5. Olağan İl
Kongresi'nde katılımcılara, "AK Parti iktidardayken, AK Parti kadroları
nöbetteyken bu memlekette kaos çıkartabilirler mi?", "Bu memlekette kriz
çıkartabilirler mi?", "Bu memleketin huzurunu bozabilirler mi"
sorularını yöneltti.
"Hayır" yanıtını alan Başbakan
Davutoğlu, "Bu milletin huzuru için vatandaşlarımızın özgürlüğü için 7
Haziran'da bir destan yazmaya hazır mısın ey İstanbul? Bir daha İstanbul
sokaklarını kimse Gezi olaylarında olduğu gibi kriz sokakları haline
getiremeyecek" karşılığını verdi.
MHP'ye yönelik eleştirilerini
sürdüren Davutoğlu, "Bahçeli, aritmetikle geometriyle uğraşıyordu
piramitleri çizmişti. Ona da seslendim Meclis Grubu'ndan, 'biraz da
paralelle ilgilen' diye ama ilgilenemezler çünkü işbirlikleri var" diye
konuştu.
"Yargıyı bir şekilde kontrol etmeye çalışanların hevesleri kursaklarında kaldı"
Birliğin özgürlüğün,
güvenliğin AK Parti ile teminat altında bulunduğunu kaydeden Davutoğlu,
bu çerçevede prensiplerinin esasını merhametin
oluşturduğu adalet kavramı olduğunu söyledi.
Vatandaşlarına
merhamet göstermeyen, adalet dağıtamayan bir devletin baki
olamayacağını, milletin payidar kalamayacağını vurgulayan Davutoğlu,
sözlerine şöyle devam etti:
"Onun için biz adalet davasını temel
şiar olarak partimizin adına koyduk. Adaleti hakim kılacağız. Yargı
üzerinden, HSYK üzerinden adalete ipotek koymaya kalkışanlar, paralel
yapının uzantıları ve yargıyı bir şekilde yargıyı kontrol etmeye
çalışanlara sesleniyorum: Bütün hevesleri kursaklarında kaldı.
HSYK seçimleri, arkasından adalet reformu içinde atacağımız adımlar
Türkiye'de adaletin tekrar hakim kılınmasını sağlayacak. Bizim siyaset
felsefemiz merhamettir. Bütün milletimizi merhametle kucakladık,
merhametle kucaklamaya devam edeceğiz. Adaleti, nasıl Türkiye'de hakim
kıldıysak kılacaksak dünyada da hakim kılacağız. Yurtta sulh, cihanda
sulh diyoruz ya biz de diyoruz ki yurtta adalet, dünyada adalet."
Yurtta adaletin bir gereği olarak gelir dağılımını düzelttiklerini,
engellilere sahip çıktıklarını aktaran Davutoğlu, dünyada adaletin bir
gereği olarak da Filistin'e, Irak'a, Saraybosna'ya, Üsküp'e, Somali'ye
Arakan'a sahip çıktıklarını, sahip çıkmaya devam edeceklerini dile
getirdi.
Dünyada adaleti hakim kılabilmek için atılması gereken
adımın "kudretli devlete" sahip olmak olduğunu söyleyen Davutoğlu, "Bir
devlet bir siyaset ancak merhametle şefkatle kudreti birleştirdiğinde
beraber olduğunda daim olabilir. İşte AK Parti, 12 yıl içinde aciz
düşmüş bir hükümetten, aciz düşmüş bir devletten kudretli bir devlet
ortaya çıkardı" değerlendirmesini yaptı.
Davutoğlu, geçmişte
depremde Sakarya ve Kocaeli'ne gidemeyen bir hükümet ve başbakan
olduğunu ancak kendilerinin Van depreminde neredeyse tüm Bakanlar Kurulu
olarak kentte olduklarını ve 1 yılda 18 bin 700 konut inşa ederek
yepyeni bir Van kurulduğunu ifade etti.
"Yepyeni bir anayasa ile devletimizin kudretini daha da tahkim edeceğiz"
Devletin kudretini kıskananların, tuzaklarla lobilerle içeride ve
dışarıdaki işbirlikçileriyle darbe vurmaya kalkıştıklarını
bildiren Başbakan Davutoğlu, şunları kaydetti:
"Biz de diyoruz
ki kudretimizin kaynağı milletimizin iradesidir ve bu iradeyi her
halükarda mutlak şekilde egemen kılacağız. Devletimizin kudretine,
milletimizin iradesine darbe vurmak isteyenler karşısında bizi
bulacaklar. Yepyeni bir anayasa ile yeni bir siyasi anlayışla
devletimizin kudretini daha da tahkim edeceğiz."
"2023'te semalarda yüzde 100 Türk yapımı savaş uçakları uçacak"
Geçmişte Türkiye'nin başka ülkelerin 20-30 yıllık tanklarını hibe
olarak alıp tamir ettirip modernleştirmek için başka ülkelere
gönderdiğini hatırlatan Davutoğlu, son aldıkları kararla milli savaş
uçağının ön tasarım aşamasına geçildiğini bildirerek şöyle dedi:
"2023 yılında aziz vatanımızın semalarında, aziz İstanbulumuzun
semalarında yüzde 100 Türk yapımı kendi savaş uçağımız uçacak. İşte
kudretli devlet budur. Kudretli devlet: Vatandaşı zor durumda olduğunda
vatandaşı bir zulme maruz kaldığında 25 bin vatandaşını Libya'dan
tahliye edebilen devlettir. Kudretli devlet: Diplomatları kaçırıldığında
onların burnu bile kanamadan ülkeye getirebilen bir devlettir. Kudretli
devlet: 'Filistin'de bize yardım eden yok mu?' dendiğinde dönüp ona
yardım edebilen bir devlettir. Kudretli devlet: Sayın Cumhurbaşkanımızın
son Somali ziyaretinde de ortaya çıktığı gibi her yere eli, gücü,
merhameti, şefkati, kudreti ulaşabilen bir devlettir."
Bu kudreti "izzetle" şereflendireceklerini anlatan Davutoğlu, sözlerine şöyle devam etti:
Davutoğlu her ne surette olursa olsun milli iradeye
karşı yapılabilecek her komplo karşısında milli iradeyi tahkim etmeye
kararlı olduklarını vurgulayarak, "Daha önceki dönemlerde olduğu gibi
kapalı kapılar ardından, lobilerde, localarda bu milletin geleceği
belirlenemeyecek, karartılamayacak. Şimdi yeni anayasa ile millet
egemenliğini tahkim edeceğiz. Yepyeni bir siyasal sistemin önünü
açacağız. Türkiye'ye özgü, Türkiye'nin siyaset anlayışını, kadim
geleneğini geleceğe yöneltecek yeni bir siyaset dönemi başlayacak"
ifadesini kullandı.
"Bunlar parlamenter demokrasiye, milli iradeye hiçbir zaman sahip çıkmadılar"
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, MHP ve
CHP'nin şimdi savunduğu parlamenter demokrasiye vaktinde sahip
çıkmadığını ve hiçbir zaman korumadığını belirterek, "Bunlar parlamenter demokrasiye, milli iradeye hiçbir zaman sahip çıkmadılar" dedi.
Daha sonra aynı dönemde İsmet İnönü'nün darbe
kışkırtıcılığı yaptığını, MHP'nin öncülerinin Milli Birlik Komitesi'nde
yer aldığını, 12 Mart muhtırası yapıldığında eski CHP Genel Sekreteri
Nihat Erim'in başbakan olduğunu ifade eden Davutoğlu, 12 Eylül
yaşandığında Bülent Ecevit'in dahi CHPlilerin kendilerine ihanet
ettiğini söylediğini, MHP'nin ise o zaman "Biz hapisteyiz, düşüncelerimiz iktidarda" dediğini aktardı. Davutoğlu, 28 Şubat'ta milli
iradeye darbe vurulduğunda bu kesimlerin seslerinin çıkmadığını
kaydederek, daha sonra 2007'de TBMM'nin kendi iradesiyle cumhurbaşkanı
seçmek istediğinde e-muhtıraya desteğin CHP'den geldiğini anlattı.
Başbakan Davutoğlu, "Bunlar parlamenter demokrasiye, milli iradeye hiçbir zaman sahip çıkmadılar" ifadesini kullandı.
Salondakilere, sorular soracağını, net ve açık taahhüt istediğini belirten Davutoğlu, şöyle devam etti:
"Birlik siyasetini yüceltmeye hazır mısınız? Milli beraberliği, birliği
tahkim etmeye hazır mısınız? Özgürlükleri, yeni sivil anayasayla
güçlendirmeye hazır mısınız? Güvenliğimizi tehdit eden odaklara karşı
saf saf, omuz omza durmaya hazır mısınız? Devletimizde adaleti hakim
kılmaya hazır mısınız? Dünyada adaleti hakim kılmak için mücadele
vermeye hazır mısınız? Devletimizi ve milletimizi kudretli, izzetli
kılmaya hazır mısınız? Bütün bunların olabilmesi için milli iradeyi
mutlak şekilde bu topraklarda egemen kılmak için 7 Haziran'da
İstanbul'da bir destan yazmaya hazır mısınız? İstanbul'da 'yüzde 60'
demeye hazır mısınız? İstanbul'da Sayın Cumhurbaşkanımızın belediye
başkanlığından bu yana yücelttiği bayrağı daha da
yükseklere taşımaya hazır mısınız? Allah İstanbul'u bizim yanımızdan
hiçbir zaman eksik etmesin. İstanbul'dan her zaman feyz, güç aldık.
Allah yolumuzu açık eylesin."
Davutoğlu, kongrede seçime tek aday olarak giren Selim Temurci'ye başarılar diledi, Aziz Babuşcu'ya teşekkür etti.
Davutoğlu, konuşmasını "Allah yolumuzu açık eylesin. Birliğimizi,
özgürlüğümüzü, güvenliğimizi, adaletimizi, izzetimizi, kudretimizi ve
emanetimizi daim ve kaim eylesin. Allah'a emanet olun aziz
İstanbullular" sözleriyle tamamladı.
"İstanbul, Türk siyasi hayatının merkezidir"
İstanbul
Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, "İstanbul, Türk siyasi
hayatının merkezidir. Türkiye buradan şekillenmekte" dedi.
Topbaş, Sinan Erdem Spor Salonu'nda düzenlenen AK Parti İstanbul 5.
Olağan İl Kongresi'nde yaptığı konuşmada, İstanbul'da güneşin iki kıtaya
aynı anda doğduğunu belirterek, "Medeniyetlerin buluştuğu barış kenti,
Avrupa'yı karanlık çağdan aydınlığa sürükleyen şehir. Burada olmak,
yaşamak, yönetici olmak ayrıcalık" ifadelerini kullandı.
Bu
emanet şehri, müjdelenmiş şehri omuzlarında taşımaya devam ettiklerini
kaydeden Topbaş, huzur ve güvenin kendileriyle oluştuğunu dile getirdi.
İstikrarın tüm yoksullukları ortadan kaldırabileceğini anlatan Topbaş,
"Şehrimiz bu istikrarı yakaladığı için başarıdan başarıya ulaşmakta"
dedi.
Topbaş, Türkiye'nin şu anda bir model olarak dünyaya
kendini gösterdiğini belirterek, devlet ve milletin el ele bu dönemde
bunu gösterdiğini aktardı.
AK Parti'nin kuruluşundan bu yana
davaya gönül vermiş herkese teşekkür eden Topbaş, "İstanbul, Türk siyasi
hayatının merkezidir. Türkiye buradan şekillenmekte" diye konuştu.
Törenden notlar
''Yeni Türkiye Yeni Güç'' temasıyla Sinan Erdem Spor
Salonu'nda düzenlenen kongrede, partililer öğle saatlerinden itibaren
tribünlerdeki yerlerini aldı.
Divan başkanlığını AK Parti Genel
Başkan Yardımcısı Süleyman Soylu'nun yaptığı kongrede, AK Parti
İstanbul İl Başkanlığı tarafından hazırlanan video klip
gösterildi. Kongrede, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın
seslendirdiği Necip Fazıl Kısakürek'in "Canım İstanbul" şiiri
dinletildi.
Başbakan Ahmet Davutoğlu, eşi Sare Davutoğlu ile
kongrenin yapıldığı salona, partililerin sevgi gösterileri ve alkışları
eşliğinde giriş yaptı. Davutoğlu ve eşi Sare Davutoğlu,
partilileri selamladı ve kırmızı karanfil attı.
Başbakan Davutoğlu'nun tribünleri selamlayıp yerine oturmasının ardından, saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.
Kongrede, "Adım adım Anadolu" grubu folklor gösterisi" sundu. Başbakan
Davutoğlu ve eşi Sare Davutoğlu gösteriyi ayakta alkışladı, folklor
ekibiyle fotoğraf çektirdi.
Başbakan Davutoğlu'nun
konuşması sırasında "Yeni Türkiye'nin mimarı vesayetçilere veriyor ayarı
kim diye sorulunca Davutoğlu Ahmet Hoca" ve "Rotamız doğru rabıtamız
tam" yazılı pankartlar açıldı. Davutoğlu, konuşması sırasında yapılan
tezahüratlar üzerine "İstanbul'u arkasına almış birinin baş
eğmesi mümkün mü İstanbullular" diye sordu.
Davutoğlu,
konuşmasının ardından AK Parti İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşcu ve yeni
il başkan adayı Selim Temurci ile el ele partilileri selamladı. Babuşcu,
Davutoğlu'na günün anısına plaket verdi.
Kongrede, daha sonra il başkanlığı seçimine geçildi.
Kongreye, Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, AB Bakanı ve
Başmüzarekeci Volkan Bozkır, Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce,
Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Sağlık Bakanı Mehmet
Müezzinoğlu, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Süleyman Soylu, Ekrem
Erdem, Mehmet Muş, Nureddin Nebati ve Mustafa Şentop, TBMM Başkanvekili
Ayşenur Bahçekapılı ve bazı milletvekilleri de katıldı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder