Ahsarla #etiket
Onlar paralelle yürümeye devam etsinler, biz sıratı müstakimde milletimizle yürümeye devam ediyoruz 03 Şubat 2015 TBMM
Başbakan Davutoğlu,
dedi.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, partisinin TBMM
Grup Toplantısı'nda gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde
bulundu.
Meriç nehrinde meydana gelen taşkın nedeniyle Edirne
ve Trakya'da yaşayan vatandaşlara geçmiş olsun dileğinde bulunan
Davutoğlu, devletin bütün imkanlarıyla gerekli tüm tedbirleri aldığını,
şu ana kadar da can ve mal kaybının söz konusu olmadığını belirtti.
Taşkın alanında su baskınını söz konusu olduğunu ifade eden Davutoğlu,
ilgili bakanların konuyla yakından ilgilenerek, her türlü tedbirin
alınmasına nezaret ettiklerini söyledi.
Davutoğlu, geçen ay
Edirne'ye yaptığı ziyarette Karaağaç tahliye ve drenaj kanalı
çalışmalarını takip ettiğini hatırlatarak, "Çok büyük bir ana kanal
olacak. Edirne'yi by-pass edecek şekilde Meriç sularının bundan sonra
herhangi bir baskın ve taşkın olma ihtimalini yok edecek şekilde
düzenlenecek. Bir ay içinde proje tamamlanıyor ve inşaat aşamasına
geçiliyor" diye konuştu.
"Son 20 ayın en düşük enflasyonuna ulaştık"
Enflasyon rakamlarının açıklandığını aktaran Davutoğlu, şöyle devam etti:
"Büyük bir memnuniyetle ifade etmek istiyorum; ekonomimizdeki, bütün
istatistiklerdeki olumlu trend enflasyon rakamlarına da yansıdı ve son
20 ayın en düşük enflasyonunu gördük hamdolsun. Kasım ayında 9.15 olan
enflasyon, Aralık ayında 8.17'ye düştü, şimdi de 7.24. Her ay takriben 1
puan düşüyor. Ve son 20 ayın en düşük enflasyonuna ulaştık. Ayrıca bu
TÜFE, ÜFE'de de geçen ay 6.36 olan enflasyon şimdi 3.28'e düştü. Bu da
maliyetlerin düşüşünü gösteriyor. Çekirdek enflasyonda da iyileşme
eğilimi var. Bütün bunların, ekonomimizdeki olumlu gelişmelerin
yansıması olduğunu bir kez daha vurgulamak istiyorum. Bununla birlikte
enflasyon faiz oranlarının da önümüzdeki aylarda gittikçe artan bir ivme
ile düşeceğine dair inancımız son derece güçlüdür."
"İstikbali parlak bir Türkiye'ye kararlı bir şekilde yürüyoruz"
Konuşmasında geçen hafta yaptığı yurtiçi ziyaretlere de değinen
Davutoğlu, halkla buluştukça daha güçlü bir enerji ile dolduklarını ve
bu enerjiyi de Ankara'ya yansıttıklarını söyledi.
Davutoğlu, 28
Ocak'ın Misakımilli'nin ilanının yıl dönümü olduğunu hatırlatarak, 1920
yılında Misakımilli'nin ilan edildiği günlerde bütün ülkenin istikbal
kaygısı ve istiklal mücadelesi içinde olduğunu vurguladı.
"Cumhuriyetimizin 100 yılına giderken hep beraber istiklali tahkim
edilmiş, istikbali parlak bir Türkiye'ye kararlı bir şekilde yürüyoruz"
diyen Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Tam da Misakımilli
haftasında, Misakımilli'nin güçlü şuur şeklinde, Kuvayımilliye halinde
tarih sahnesine çıktığı şehirlerdeydik. İzmir'de, Afyon'da, Manisa'da,
Denizli'deydik. Çok büyük bir coşku ve muhabbetle kongrelerimizi
yaptık. 15 Mayıs 1919'da, burada iki şahsiyeti anmak istiyorum;
Misakımilli ve Kuvayımilliye bağlamında, bir yiğit insan Hasan Tahsin,
İzmir'de düşmana ilk mermiyi sıktığı anlarda Denizli'de de bir başka
yiğit insan Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi Efendi düşmana karşı savaş
fetvası verdi. İstiklal fetvasıyla istiklal kurşunu buluştu.
Ahmet Hulusi Efendi'nin sancağı çekip Kayalık Camisinden meydana doğru
yürüdüğünde irat ettiği hutbe veya konuşma hala kulaklarımızda
yankılanır. 'Düşman istilası söz konusu olduğunda, ona karşı mücadele
etmek her Müslüman için farz-ı ayndır'. O andan itibaren bütün bir
millet ayağa kalktı ve mücadele katıldı. Hemen o konuşmanın sonunda ise
'silahı olmamak bir mazeret değildir' dedi Ahmet Hulusi Efendi.
'Elinizde üç çakıl taşı varsa dahi onu düşmana atacaksınız ve bu
mücadeleye katılacaksın. Şimdi ben de buradan 95 yıl sonra bir kez daha
bütün milletimize çağrı ile bir şekilde 100 yıla yürürken teme ilkemizi
vurguluyorum; herkes yeni bir Misakımilli'de buluşmalı ve bu
Misakımilli'nin hedefi doğrultusunda elinde ne varsa, heybesinde ne
varsa bu mücadeleye katılmalı. Üç çakıl taşı olan dahi bu çakıl
taşlarını üst üste koyup, Türkiye'yi yeniden inşa faaliyetine, AK
Parti'nin başlattığı kalkınma hamlesine katılmalı."
İzmir'ye yaptığı ziyarette Ankara ve İstanbul'dan sonra bu kentte de
bir Başbakanlık Ofisi açılacağını söylediğini hatırlatan Davutoğlu, bu
yolla İzmir'e verdikleri önemi göstereceklerini, hükümet hizmetlerini
ülke sathına yaymak konusunda da önemli bir adım atacaklarını kaydetti.
Davutoğlu, "Biz her bir bölgemize, şehrimize kalkınma hamlemizde özel
roller, görevler biçiyoruz. Nitekim İzmir'e dönük olarak da
İzmir-İstanbul otobanı inşallah 2017'de bütünüyle devreye girdiğinde,
Körfez geçişi ile birlikte, 9.5 saatlik İzmir-İstanbul arası, 3.5 saate
düşecek. Aynı şekilde Ankara- İzmir Otoyolu, Ankara-İzmir tren yolu
devreye girdiğinde Osmanlı'nın payitahtı İstanbul ile Cumhuriyetin
Başşehri Ankara İzmir ile birleşmiş ve İzmir'den Akdeniz'e güçlü
Türkiye'nin mesajı verilmiş olacak" diye konuştu.
Çandarlı,
Kuzey Ege limanını devreye girmesi ile İzmir'in tarihte olduğu gibi
bütün Ege ve Akdeniz'in en büyük ticaret ve sanayi şehri haline
geleceğini aktaran Davutoğlu, "Maalesef son 12 yıl içinde bütün
şehirlerimizde çok ciddi hamleler söz konusu olurken, şehirlerimiz
Türkiye'nin genel kalkınmasında hak ettiği yeri alırken, İzmir'deki
yerel yönetim anlayışı bu gelişmelere ayak uyduramadı ve İzmir yükselen
şehirler trendinde hak ettiği yeri bulamadı. Bundan sonra bizzat takip
edeceğim, İzmir'deki her gelişmeye bizzat müdahil olacağım ve İzmir'i
hak ettiği yere getireceğiz" dedi.
İzmir'de yapılacak hizmetler
hakkında da bilgi veren Davutoğlu, Ege'de büyük bir ekonomik havza
oluşmasına önem verdiklerini söyledi. Yüksek teknoloji ihtiva eden
projelere 5. bölge teşviği uygulayacaklarını da belirten Davutoğlu, bu
noktada Ege'ye özel bir önem verdiklerini de anlattı.
Davutoğlu, "Cumhuriyetçilik, Kuvayımilliye ve Misakımilliye ruhuna sahip
çıkmakla ortaya konabilir. Türkiye'de bu anlamda gerçek cumhuriyetçi
parti, cumhurun iradesini öne çıkaran ve cumhur ile birlikte yürüyen AK
Parti'dir" dedi.
Davutoğlu, şunları kaydetti:
"Yıllardır değişik şehirlerimizde 'yaşam şekline müdahale' gibi bir
takım vehimlerle AK Parti'nin bu şehirlerle olan irtibatını koparmaya
çalışanlara sesleniyorum; Türkiye'de AK Parti'nin müdahil olamadığı,
giremediği, nüfuz etmediği hiçbir ülke köşesi yoktur. Gönül gönüle
konuşamadığı, özgürlükler içinde ortak geleceği paylaşamadığı hiçbir
toplum kesimi yoktur ve olmayacaktır. Biz kıyısı ile hinterlandıyla,
dağlarıyla, ovasıyla, deniziyle, yaylalarıyla bütün Türkiye'nin
partisiyiz. Bütün Türkiye'nin partisi olmaya da devam edeceğiz."
Davutoğlu, üzümdeki üretim fazlasını almak üzere gelecek haftalardan
itibaren okullarda süt ile kuru üzüm de dağıtılacağını söyledi.
"Ümit ederiz ki bizim gittiğimiz her yere giderek ülkeyi tanımaya başlar"
AK Parti ile milletle buluşurken ve seçimlere yürürken, muhalefetin ise
değişik koalisyon çabaları içinde olduğunu dile getiren Davutoğlu,
şöyle konuştu:
"CHP, MHP, HDP Türkiye gündemi üzerinden kendi
politikalarını anlatmak yerine, sürekli olarak farklı çabalarla AK Parti
üzerinden siyaset yapmaya çalışıyorlar. Biz İzmir'e Aydın'a mı gittik,
oralara müjde mi verdik? Bir bakıyorsunuz ertesi günü Kılıçdaroğlu,
oraya gidiyor. Ümit ederiz ki bizim gittiğimiz her yere giderek ülkeyi
tanımaya başlar, Ankara'nın dar koridorlarından çıkar. Ama açık
söyleyeyim, hızımıza kimsenin yetişmesi mümkün değil. Son 5 ay içinde
50'yi aşkın vilayeti ziyaret ettik. İnşallah önümüzdeki aylarda bütün
vilayetlerimizi ziyaretlerle tamamlayacağız, seçimlerde de ikinci turu
yapacağız. Onlar arkamızda bizi takip etmeye devam etsinler."
"Onlar çatı adayda birleşirken, biz milletle bütünleştik"
AK Parti olarak milletle buluşurken, milletle geleceğe kararlı şekilde
yürürken perde gerisinde bazı ittifak çalışmalarının yürümekte olduğunu
da gördüklerini belirten Davutoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Dikkat edin, geçen sene 17-25 Aralık kumpaslarından sonra 30 Mart'a
giderken, sadece AK Parti'yi engellemek için bu paralel çete şu
propagandayı yaptı; 'her yerde AK Parti karşısında kim güçlüyse onu
destekleyeceğiz'. Yani Doğu'da, Güneydoğu'da HDP'yi, kıyılarda CHP'yi,
İç Anadolu'da MHP'yi. Düşünün, Kur'an kurslarını, Kur'an
öğrenmeyi yasaklayan bir tek parti zihniyeti ile işbirliği yapmaktan
çekinmedi bunlar. Aynı şekilde çözüm sürecine bir taraftan karşı
çıktılar, bir taraftan da HDP ile kol kola girmeye hiçbir beis
görmediler. MHP'nin durumu ise daha ilginç. MHP de bu paralel çeteye
karşı çıkmak yerine bütün bu organizasyon içinde yer aldı ve bir çatı
adayla cumhurbaşkanımızın adaylığı karşısında ortak bir adayla sahneye
çıktılar. Ama ne oldu? Onlar çatı aday etrafında bir koalisyonla
birleşirken, biz milletle bütünleştik ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde
onlara en büyük dersi verdik."
3. KOBİ ve Girişimcilik Ödül Töreni
Davutoğlu, geçen hafta içinde ekonomi alanında yapılan üçüncü toplantı
ve müjdelerle sonuçlandırdıkları faaliyetin KOSGEB'in organize ettiği
"3. KOBİ ve Girişimcilik Ödül Töreni" olduğunu kaydetti.
KOBİ'lerin toplumların ve ekonomilerin omurgası olduğunu, ekonomik
istikrar ile sosyal istikrar arasındaki bağı kurduğuna işaret eden
Davutoğlu, Türkiye'de de toplam işletmelerin yüzde 99,5'i, toplam
istihdamın yüzde 77'si, toplam katma değerin yüzde 55'inin KOBİ'ler
tarafından sağlandığını vurguladı. 2015 yılını hem ülke içinde KOBİ'leri
destekleme yılı hem de G-20'de KOBİ'leri dünya gündemine getirme yılı
ilan ettiklerini belirten Davutoğlu, G-20 dönem başkanlığı süresince
KOBİ'leri dünya gündeminde tutacaklarını, içeride KOBİ'leri
güçlendirilmesi için her türlü desteği vereceklerini anlattı.
Davutoğlu, ödül töreninde başarılı KOBİ'lere ödüllerini verirken dört
önemli müjdeyi de kendileriyle paylaştıklarını kaydederek, şöyle
konuştu:
"Birincisi; markalaşma ve kurumsallaşma desteği
vereceğiz. KOBİ'lerimizin küçük ölçekten orta ölçeğe, orta ölçekten
büyük ölçeğe yönelebilmeleri için markalaşmaları ve kurumsallaşmaları
şart. Bunun için işletmelerimize 150 bin lira destek vereceğiz. Bu yönde
yapacakları çalışmaları için... İkincisi; KOBİ'lerimizin tek tek güçlü
olmaları çok zor. Üç işletme, üç KOBİ bir araya gelip, işbirliği ve
işgücü perspektifiyle ortak proje geliştirdiklerinde biz buna 350 bin
lira geri ödemesiz, 1 milyon 200 bin lira geri ödemeli, 1,5 milyon lira
kredi imkanı tanıyacağız. Bunun için de çok geniş bir perspektifte bütün
KOBİ'lerimize destek sağlayacağız. Markalaşma ve kurumsallaşmada toplam
100 milyon lira kredi, ama bu alanda ise herkese önü açık bir kredi
anlayışını gerçekleştireceğiz. Yine, AR-GE, inovasyon ve endüstriyel
uygulama alanında KOSGEB desteğini yüzde 50 artıracağız. Daha önce
girişimcilere destek programı çerçevesinde kadın ve engellilere ek yüzde
10 sağlıyorduk, bunu yüzde 20'ye çıkarıyoruz, şehit ve gazi yakınlarına
da bu imkanı tanıyoruz. Bütün bu desteklerden kadın ve engelli
girişimcilerimiz yüzde 20 nispetinde daha fazla istifade edecekler,
şehit ve gazi yakınları da bundan istifade edecek. Dolayısıyla,
önümüzdeki dönemde KOBİ'lerimizin bütün taleplerini, ekonomik
rasyonalite ve makro ekonomik stratejik planlarımız çerçevesinde
değerlendirip KOBİ'lerimizi dünyayla rekabet eder hale getireceğiz."
Turizm sektörü iki alanda desteklenecek
Davutoğlu, bugün bir sektörle ilgili iki önemli kararı ve müjdeyi
paylaşmak isteğini ifade ederek, Türkiye'nin en önemli sektörünün turizm
sektörü olduğunu ve "bacasız fabrika" olarak bilindiğini, ayrıca çok
geniş istihdam imkanları oluşturduğuna kaydetti.
"Türkiye son
dönemde, bizim dönemimizde turizmde olağanüstü hamle dönemi yaşadı;
12-13 milyon turizm kapasitesinden 40-50 milyonlara giden, inşallah en
kısa zamanda 50 milyonlara ulaşacağımız bir noktaya geldik" diyen
Davutoğlu, bu yıl turizmde ciddi sıkıntıların olabileceğinin tüm dünyada
konuşulduğunu, Türkiye için de iki gelişmenin önemli olduğunu,
özellikle Bağımsız Devletler Topluluğu, Rusya başta olmak üzere bu
ülkelerden gelenlerin ekonomik sıkıntıdan kaynaklı sorunları olduğunu,
ayrıca İran'dan gelen turistlerde de bazı sıkıntılar olabileceğini
öngördüklerini söyledi.
Davutoğlu, erken rezervasyonlarda düşüş,
iptal haberleriyle ilgili birtakım gelişmeler olduğu haberini alınca
geçen hafta içinde Kültür ve Turizm Bakanıyla, ilgili bakanlıklarla bir
toplantı yaparak, sektörü bu kritik yılda iki önemli alanda destekleme
kararı aldıklarını bildirdi.
Başbakan Davutoğlu, "Önümüzdeki
iki ay içinde seyahat acentelerinin organizasyonuyla bu ülkelerden
Türkiye'ye gelen her yolcu uçağına ek yakıt desteği vereceğiz. Her uçak
için 6 bin dolar yakıt desteği vereceğiz. Şimdiden uçuş iptalleri veya
rezervasyon iptallerinin önüne geçeceğiz. Tur, seyahat acentelerinin
yükünü hafifletmiş olacağız ve herhangi bir iptali de engellemeye
çalışacağız. Bu kaynağı da Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu'ndan
karşılayacağız. İkincisi; tur operatörlerine Hazine destekli kredi
kefaleti sağlayacağız. Bu da Kredi Garanti Fonu ile sağlanacak. Bu
ülkelere çalışan tur operatörlerine dönük olarak da ciddi bir kredi
imkanı sağlayacağız" dedi.
"Kongreleri demokrasi şöleni halinde yapıyoruz"
Davutoğlu,
bir taraftan vatanın her köşesine gidip vatandaşlarla buluştuklarını,
kongreleri büyük coşku, düğün ve demokrasi şöleni halinde yaptıklarını,
diğer taraftan yurtdışı temaslar, Hükümet faaliyetlerini ve ekonomik
projeleri sürdürdüklerini ifade etti. Davutoğlu, "Ama en önemlisi de
Haziran 2015 seçimlerine kararlı bir şekilde yürüyoruz. Kim hangi
vesveseyle hareket ederse etsin, kim hangi tuzağı kurarsa kursun
Türkiye'nin istikbali bütün milleti kucaklayan AK Parti'nin elindedir ve
bu istikbali korumaya kararlıyız. Afyon'dan İzmir'e yürüyen istiklal
orduları gibi biz de 2023 yılına istikbal orduları şeklinde yürüyoruz.
Nasıl İstiklal orduları zafere ulaşmışsa, istikbal ordularının öncüsü
olan AK Parti de zafere ulaşacaktır. Yolumuz hayırlı, menzilimiz,
akıbetimiz hayrola inşallah" dedi.
"Biz sıratı müstakimde yürümeye devam ediyoruz"
Davutoğlu,
Devlet Bahçeli'nin geometriye merak sardığını, gelir dağılımını
anlatırken piramitten bahsettiğini ve "bunu elipse döndürelim" dediğini
ifade ederek, şunları söyledi:
"Kendi iktidarları
döneminde gelir dağılımının nasıl olduğunu herkes biliyor. Türkiye'nin
yüzde 30'u neredeyse 4 doların altında, yüzde 5'e yakın bir nüfus 1
doların altında yaşıyordu. Şimdi 1 doların, 2 doların, 3 doların altında
yaşayan yok. 4 doların altında ise ise sadece yüzde 2'lik, yüzde 3'lük
bir oran kaldı. İnşallah onu da yakında 4 doların üzerine çıkartacağız.
Sayın Bahçeli elipsle, üçgenle uğraşmasın biraz paralelle ilgilensin.
Milletle yolu hiç kesişmeyen hani böyle paralel sonsuza kadar yanyana
gider ya hep bunlar yanyana gidiyorlar. Milletle yolları hiç kesişmiyor.
Kesişim noktaları yok. Onlar paralelle paralel bir şekilde yürümeye
devam etsinler, biz sıratı müstakimde yürümeye devam ediyoruz, devam
edeceğiz."
Davutoğlu, 30 Mart seçimleri öncesinde Başbakan'ın
rahatsızlık geçirmesi nedeniyle Konya mitinginin sorumluluğunun
kendisinde kaldığını anımsatarak, "Orada da söylemiştim zaferin de bir
tadı var tek tek gelmeyin, hepiniz birlikte gelin" dedi.
"Onlara tavsiyem Anadolu'ya sığınsınlar"
Anadolu'nun her bir köşesinde gördüğü heyecanın partisinin kongrelerinde de gördüğünü vurgulayan Davutoğlu, şöyle devam etti:
"12 yıl sonra AK Parti'ye elhamdülillah ne bezginlik bulaşmış ne
yorgunluk hep diriyiz, hep iriyiz, hep geleceğe omuz omuza yürüyoruz.
Onlar telaş içinde kendi dertlerine düşsünler, birbirleriyle nasıl
ittifak peşinde olacaklarını hesap etsinler, biz milli irade
istikametinde sıratı müstakimde yürüyeceğiz. Dikkat ediniz CHP'den,
MHP'den ya da HDP'den Türkiye'nin temel meseleleriyle ilgili tek bir
görüş duyuyor musunuz? Hayır. Alternatif bir dış politika yaklaşımı var
mı? Yok. Alternatif bir ekonomi yaklaşımı var mı? Yok. Baktılar
Türkiye'de ümit yok bu sefer Yunanistan'daki gelişmeye SYRİZA'ya, Sayın
Çipraz'a ümit bağladılar, onu örnek alıyorlar. Ama Sayın Çipraz ile
yaptığım telefon görüşmesinde kendisine de ifade ettim ve o da buna
katıldığını söyledi. 2002'de nasıl Türk ekonomisi mefluç hale gelmişse,
nasıl bütün siyasi partilerden ümit kesilmişse, biz milli iradeyi
arkamıza alarak rasyonel politikalarla 12 yılda hasta adam denilen bir
ülkeyi küresel güç haline getirdik. Sayın Çipraz da buna katıldığını
ifade etti.
Biz sadece milletimizi örnek alıyoruz. Milletimizle
birlikte yürüyoruz. Muhalefet ise acaba başka başarılardan ilham alıp
Türkiye'ye birşey aktarabilirmiyim telaşı veya popüler gündem arayışları
içinde. Onlara tavsiyem hiç başka yere gitmesinler Anadolu'ya
sığınsınlar, Trakya'ya sığınsınlar. Bizim yaptığımız gibi Anadolu
insanının, Trakya insanının terleriyle terleri buluşsun, gönülleriyle
gönülleri buluşsun. Ankara'da birtakım kriz beklentileri içinde siyaset
yapmak yerine, siyaset dizaynı yapan paralel çeteyle işbirliği yapmak
yerine kendilerine güvensinler. Ama kendilerine güvenemezler. Çünkü
siyasette omurgaları yok, duruşları yok, siyasi kimlikleri berrak değil.
Bir gün bakarsınız cumhuriyetçi ertesi gün paralelcilerle işbirliği
içinde bir gün ulusalcı ertesi gün bölücülerle koalisyon hazırlıkları
içinde. Önemli olan siyasette duruştur, omurgadır. Bu da sadece AK
Parti'de var. AK Parti bu duruşunu kim ne derse desin sürdürmeye devam
edecek."
İnşaat sektörü
Başbakan Davutoğlu, geçen hafta içinde siyasi gündem dışında yoğun bir
şekilde ekonomik reform çalışmalarına devam ettiklerini belirterek,
inşaat sektörüyle buluştuklarını, sektörün öncü kuruluşları ve
temsilcileriyle yaklaşık 5 saatlik bir toplantıda biraraya geldiklerini
söyledi.
İnşaat sektörüyle reel sektörün birbirlerine
alternatif, karşıt sektörler olmadığını vurgulayan Davutoğlu, Gayri Safi
Milli Hasıla'nın yüzde 5'ini ve 250 yan sektörlerle yüzde 30'unu temsil
eden inşaat sektörünün reel sektörün merkezinde olduğunu ve reel
sektörle birlikte gelişip, büyüdüğünü kaydetti.
Davutoğlu, Türk
müteahhitlerin ilk yurtdışı müteahhitlik hizmeti verdikleri 1972'den
2002'ye kadar aldıkları toplam proje tutarının 44 milyar dolar olduğunu,
son 12 yıllık dönemde ise bu rakamın 260 milyar dolara ulaştığına
dikkati çekti.
Ülke içinde konut sektörünün gelişimi konusunda
da dev adımlar attıklarını ve atmaya devam edeceklerini belirten
Davutoğlu, "Hem yeni ev sahibi olmak isteyen vatandaşlarımıza hem de
konut sektöründe talep artışı bekleyen müteahhitlerimize ilettim.
İnşallah yapacağımız düzenlemeyle, konut alımlarında yüzde zorunluluğu
var. Vatandaşın bu yüzde 25 peşinat vesilesiyle yaptığı tasarrufun yüzde
15'ini de biz kendisine devlet desteği olarak vereceğiz. Hem evlenmek
yani aile sahibi olmak hem de evlenmek, konut sahibi olmak için de yüzde
15 desteği verdik. İnşallah bu ülkede konut sahibi olmayan aile
kalmayacak. Elimizden gelen her türlü çabayı yürüteceğiz" dedi.
İmar Yasası
Üzerinde çalışılan İmar Yasası'na değinen Davutoğlu, şunları söyledi:
"İmar Yasası'nda herhangi bir şekilde vatandaşlarımızın sahip oldukları
arazi, arsa ve evin değer kazanması dolayısıyla bir vergi gelmesi söz
konusu değildir. Böyle tahrifat yapanlar olduğunu duyuyoruz. Hiçbir
şekilde vatandaşlarımıza herhangi bir vergi yükü söz konusu değildir,
vergi de söz konusu değildir. Belediyelerimizin yaptığı genel
düzenlemeler çerçevesinde olabilecek değer artışlarında da hiçbir vergi,
hiçbir yükümlülük söz konusu olmayacaktır. Sadece herhangi bir vatandaş
bireysel bir imar değişimi talebinde bulunursa bireysel olarak o imar
talebinin getirdiği ek değer kamunun yaptığı imar düzenlemesiyle ilgili
olduğu için, onunla ilgili bir düzenleme gelecek. Bireysel taleplerde
bir arsada bir imar değişiminin getireceği yüksek kazancın yan arsada
olmamasının doğuracağı adaletsizliği gidermek için de bunların pafta,
ada ve bir sokak, cadde düzeyinde olmasına özen göstereceğiz. Burada
bizim yaptığımız çalışma adaleti sağlamak ve belli bir düzensizliği
ortadan kaldırmak içindir. Kesinlikle yeni bir vergi de, şerefiye
artışından kaynaklanan yeni bir yükümlülük de söz konusu değildir.
Bireysel taleplere yönelik olarak yaptığımız düzenlemedir."
Sektörel dönüşüm programı
Davutoğlu, 25 öncelikli sektörel dönüşüm programının insan odaklı
sosyal boyutunu içeren 3. paketini de ilan ettiklerini anımsatarak,
böylece bin 350 eylemden oluşan Cumhuriyet tarihinin belki de en
kapsamlı sektörel dönüşüm projesini devreye soktuklarını söyledi.
12 yıllık AK Parti iktidarlarının bir anlamda yoldaki engelleri ortadan
kaldırdığını belirten Davutoğlu, altyapıda büyük adımlar attıklarını,
özellikle ulaştırmada, bütün altyapı alanlarında ikinci hamle döneminin
önünü açtıklarını kaydetti.
Birinci hamle döneminde Gayri Safi
Milli Hasıla'nın 4 misli arttığını, ihracatın 158 milyar doları
bulduğunu, ulaştırmada devrim mahiyetinde adımlar attıklarını ifade eden
Davutoğlu, "Neredeyse her ilde havaalanlarımızla, demiryolu, hızlı
tren projelerimizle, 6 bin kilometrelik duble yolu 17 bin, 18 bin
kilometrelere çıkararak devrim mahiyetinde adımlar attık" diye konuştu.
Davutoğlu, şimdi ise niteliksel bir dönüşüm ile ekonomide ikinci hamle
dönemini başlatmak istediklerini anlatarak, 8 aylık, 10 aylık bir seçim
hükümeti gibi davranmadıklarını, 62. Hükümet Programı'nda
vurguladıkları, altını çizdikleri her hususu hayata geçirmek için gece
gündüz çalıştıklarını söyledi.
Bu sektörel dönüşüm programının
getirdiği avantajları, yeni vizyonu değişik bölgeler anlatmak üzere
çalışma ekipleri oluşturacaklarını, bakanların bütün bölgeleri ziyaret
ederek, bunu bölge bazında tanıtacaklarını ifade eden Davutoğlu,
"Kentlerimizi de, şehirlerimizi de, şehir ekonomilerimizi de bu vizyonla
birlikte nasıl yeni bir geleceğe yönelteceğimizin istişarelerini de
şehirler bazında yapacağız" şeklinde konuştu.
Davutoğlu, son 6
ay içinde 50 vilayeti ziyaret ettiğini, en az 25
ilde STK'larla buluşup, bu yeni vizyonu paylaştığını
belirterek, şehirden bölgeye, bölgeden ülkeye, ülkeden küresel alana
ekonomiyi birbiriyle entegre bir kalkınma stratejisi olarak 2023
hedefleri doğrultusunda yönetmeye devam edeceklerini kaydetti.
"Misakımilli'nin altını dolduruyoruz"
Açıkladıkları 25 sektörel dönüşüm programıyla Misakımilli'yi Misakı
iktisadiye, bir ekonomik misaka dönüştüren hamleler yaptıklarını ifade
eden Davutoğlu, şöyle konuştu:
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder