Ahsarla #etiket

28 Ocak 2015 Çarşamba

Küresel yatırımcıların Avrupa algısı real economy

Küresel yatırımcıların Avrupa algısı | euronews, real economy



Uluslararası yatırımcıların yatırım
kararlarını ne gibi etkiler belirler? Daha da önemlisi küresel
oyuncuların Avrupa’ya bakış açıları nasıl? Avrupa’nın finans başkentinde uluslararası yatırımcıların tavrına ve Avrupa ile olan ilişkilerine göz atacağız.




Her yatırımcının risk iştahı farklılık gösteriyor. Bazıları güvenli
oyunu tercih ederken, diğerleri riske bayılıyor. Bir kısım oyuncu uzun
döneme, diğerleri birkaç dakikalık kara odaklanıyor.




Peki nedir bu risk iştahı? Risk iştahı bir yatırımcının risk taşıma
istekliliği ve bunun hangi ritmde olduğunu açıklar. Özellikle
yatırımcıların gayrisafi yurt içi hasıla, işsizlik ya da doğal afetler
gibi makro ekonomik açıdan belirsiz koşullarda nasıl tepki verdiğini
ifade eder.




Yatırımcıların gönüllü ya da gönülsüz olarak aldıkları riskin düzeyi
onların iştahını gösterir. Bazıları riskin düşük olduğu güvenli
cennetleri tercih eder. Bunun yanı sıra yüksek risk oranın tercih eden
cesaretli oyuncular da bulunur. Yüksek riskin kazancı yüksek olabileceği
gibi, kaybetme tehlikesi de yüksek orandadır.




Yatırımcının riskli bir ortamda, riskleri fiyatlara yansıtarak
yüksek getiri hesap etmesine risk primi denir. Risk primi bir yandan
risk iştahının düzeyi tarafından, diğer yandan da yatırımın içerdiği
riskin düzeyi tarafından belirlenir.




Şirketler, sermayelerine ne kadar dikkat etse de risk iştahının
yeniden geri döndüğünü görüyoruz. Mesela borsalar 2013 yılında
toparlanma eğilimi gösterse de 2014’te yeniden kırılgan bir pozisyona
geri dönüş yaptı. Şimdi finansal yatırımcılar küresel faiz oranlarının
en düşük olduğu Avrupa’yı tercih etmeye başladı. Avrupa’nın değişen
imajı küresel yatırımcılar açısından değişmekte mi?




Euro krizinin ortaya çıkardığı sonuçları açıklamak için birçok
faktör bulunuyor. Bu sonuçlardan en belirgini, şu anda medyanın günlük
söz dağarcığına da giren çeşitli ülkelerin devlet tahvilleri ile Almanya
tahvillerinin değerleri arasında oluşan fark. 2014’te bu oran normal
seviyeye inmeyi başardı. Yatırımcılar güvenli cennetlere doğru yönelmeye
başladığında piyasalar sallandı. Sonra ise daha fazla kar elde etmek
isteyen yatırımcılar, yeniden finans piyasalarına dönüş yaptı. Krizin
bir diğer sonucu ise Avrupa’nın uluslararası yatırımcıları cezbetmek
için gelişmekte olan pazarlara karşı kendi rekabet kapasitesini artırma
isteği oldu.




Amerika Birleşik Devletleri, krizden önce olduğu gibi krizden sonra da Avrupa kıtasına en fazla doğrudan yatırım yapan ülke olmayı sürdürüyor. Fakat son yıllarda en yüksek oranı yakalayanlar ise Çin ve Hong Kong olarak öne çıkıyor. BRIC ülkeleri kendi ekonomik sorunları ile boğuşurken Avrupa gibi sağlam bir liman arayışında.



Çin çok güçlü bir şekilde Portekiz’e çıkarma yapıyor. Ülkede
özelleştirme programında atılan ilk adımdan bu yana üç büyük şirket,
sigorta ve enerji sektörüne büyük yatırımlar yaptı. Lizbon bu sayede üç
senede 8 milyar doları kasasına aktardı. Bu paranın yarısı Çin’den
geldi.




Brezilyalıların stratejisi ise çok farklı. Avrupa Komisyonu’nun
yardımları sayesinde Dünya’nın en büyük üçüncü havacılık araştırma
merkezi 2 yıl önce kuruldu. 69 bin metre kare alanda 220 çalışan
bulunuyor. Brezilyalı Embraer, vatandaşı Petrobras ve Odebrecht gibi
Avrupa pazarına girmek için Portekiz limanını kullanıyor.




Brezilya, Çin ve Hong Kong’la beraber Avrupa Birliği’ne en fazla yatırım yapan ülkeler listesinde 4. ve 5. sırada yer alıyor. Çin sermaye artışında başı çekiyor. 2009 yılına oranla Çin sermayesi 2011’de yüzde
155 oranında bir artış gösterdi. Portekiz ekonomisi yeniden uçuşa geçmek
için yatırımlara kucak açıyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder