Ahsarla #etiket

30 Ocak 2015 Cuma

İnternette özel hayat ve kişisel verilerin korunması 06 01 2014









İnternette özel hayat ve kişisel verilerin korunması

06 01 2014



Özel hayatımızı korumak sayısal çağda da
hala mümkün mü? Edward Snowden’ın Amerikan casusluğunun boyutları
hakkında söyledikleri Avrupalıların akıllarında soru işaretleri doğurdu.
İnternette yaptığımız her şey, hem devlet hem de özel şirketler
tarafından gözleniyor ve kaydediliyor:



Jeremie Zimmermann, Quadrature du net Derneği kurucusu:

“Bu bilgilerin toplumlarımız, iktidarlar ve teknoloji ile olan
ilişkilerimiz üzerindeki etkilerini ve büyüklüğünü ölçmek için oldukça
fazla zaman gerekecek.”



Yedi ay önce Prism programı hakkında bir skandal patlak verdi.
Terörizme karşı mücadele çerçevesinde Amerikan Ulusal Güvenlik Teşkilatı’nın (NSA) internet
devleri aracılığıyla dünyadaki milyonlarca kişinin kişisel bilgilerini
topladığını öğrendik. Bu devasa işlem kişi ayrımı da yapmıyordu.



Diplomatik gerginliklerin de ötesinde, olay çağımızın en önemli
konularından birini tartışmaya açtı. İnternet üzerinden yapılan diğer
adı ‘Big Data’ olan dev çaplı veri toplama işlemi yoksa yeni bir Big
Brother (her şeyi gözetleyen bir ağabey) vakası mı yaratacaktı?



Paris’te sayısal çağdaki özgürlükler ve haklar üzerine uzmanlaşmış
‘Net’in Karelenmesi’ (Quadrature du net) adlı bir dernek bulunuyor.
Kurucularından bir tanesi dev Amerikan gruplarının tekelleri yüzünden
ortaya çıkan bir sorunun altını çiziyor:



Jérémie Zimmermann:

“Onların ekonomik ve teknolojik modelleri herkesten en çok veriyi
toplamak üzerine kurulu. Verilerdeki bu dev merkezleşme toplumların
gözlenmesinin temelini ve kökünü oluşturuyor.”



Varolan diğer seçenekler ise siber militanları parmakla gösteriyor.
Bu örneklerden bir tanesi olan arama motoru DuckDuckGo, hiçbir kişisel
bilgiyi depolamıyor.



Fakat Zimmermann’a göre burada asıl yapılması gereken, düşünüş
şekillerinin değişmesi. Bir de dünyanın bilgiyi kullanmayı bilenler ve
bilmeyenler arasında bölünmüş gibi gösterilmesinden vazgeçilmesi:



“Bir tarafta kutusundan çıkardığımız anda tek başına çalışan ve
kullanımı çok kolay bir ürün var. Diğer tarafta ise normalde hiçbir şey
anlamadığımız siyah ekran üzerinde beyaz karakterler. Aslında bir yanda
sizi kontrol eden, diğer yanda ise sizin kontrol edebileceğiniz bir
teknoloji bulunuyor. Ama bunu yapabilmeniz için kaydedilmiş olmanız
gerekli. Bence XXI. yüzyılda verilerinizin
nerede olduğunu söyleyememek, iletişim sisteminin mimari yapısını
tanımamak, okuma yazma bilmemek ya da sözleşmeleri okumadan imzalamaktan
farklı bir şey değil.”



Avrupa’da özel hayatın korunması temel haklardan biri olarak kabul
ediliyor. Her ülkede bir kamu kurumu bu hakkı korumakla yükümlü.
Fransa’da bu kurum Ulusal Enformasyon ve Özgürlük Komisyonu (CNIL)
adını taşıyor. Başkanı ise yaşanan skandalda ulusal kontrol
kurumlarının bir başarısızlığı olduğunu düşünmüyor. Fakat Avrupa
seviyesinde açık ve net bir hukuki ve siyasi yanıtın verilmesini
bekliyor:



Isabelle Falque-Pierrotin:

“Bir başarısızlık olsaydı, Prism gibi bir olayın ardından ve bu olay
yüzünden Avrupa’nın kendi işleyişine çeki düzen veremeyecek bir durumda
olduğu anlaşılırdı. Bense tersini düşünüyorum. Bu durum bize Avrupa
seviyesinde yeni bir hukuki çerçeve sağlamak, Avrupa ile Amerikan
istihbaratı arasında olmadığı anlaşılan, işbirliği sağlayacak yeni bir
sanayi politikası kurmak için fırsat olarak kullanılmalı.”



Anne Devineaux, euronews:

“Veri güvenliği hakkındaki yasa reformu Burada Brüksel’de 3 yıldır büyük
bir meydan savaşına sahne oluyor. Bu uzun ve karmaşık savaşın içinde
özellikle Amerikalı dev internet lobileri çok kuvvetli.”



Hedef, unutma hakkı, kullanıcıların açık kabulü ve verilerin
işlenmesi gibi birçok konuda Birlik ülkelerinin yasal bir çerçeve
oluşturması. Ekim ayı sonunda Avrupa Parlamentosu’nun bir komisyonu
ortak bir metni sonunda oylayabildi. Fakat üye ülkeler ile komisyon
arasındaki tartışmalar sürüyor.



Amerikan internet sanayisinin temsilcileri gibi bazıları çok
kısıtlayıcı bir metnin olmaması diğerleri ise içi boşaltılmış bir yasaya
ulaşılmaması için çabalıyor. Avrupa Dijital Haklar Derneği (EDRI), kişisel hayat haklarını savunuyor:



Joe McNamee:

“Avrupa Birliği dışındaki kontrol organlarına veri transferinin
şartlarını belirleyen bir düzenleme üzerinde Snowden’dan önce de birçok
görüşme yapıldı. O dönem kuralların sıkılaştırılmaması konusunda ortak
bir görüş sağlanmıştı. Snowden’ın açıklamalarından sonra bir anda durum
değişti. Bugün üye ülkeler ve Avrupa Parlamentosu arasındaki ortak kanı
kuralların açık, anlaşılabilir ve öngörülebilir olması yönünde.”



Fakat alınacak yeni yasa özellikle şirketlerin çalışma şekillerini
düzenlemeyi hedefliyor. Bu araştırmacıya göre ise hükümetlerin
uyguladıkları kontrol konusunda daha yapılacak çok iş var:



Sergio Carrera, Avrupa Politikaları Araştırma Merkezi:

“Buradaki en önemli ders belki de sadece Amerika Birleşik
Devletler’ndeki değil Avrupa’daki istihbarat servislerine tanınan
hareket özgürlüğü. Vatandaş kontrolü ve haber alma servislerinin
çalışmaları üzerinde daha büyük bir kontrol öngörülmesi çok önemli.
Çünkü şu anda bu kontrol küçük çaplı ve farklı yasal temellere bağlı.”



İnternetli hayatlarımızda, ekonomik tehlikeler ve güvenlik sorununa
karşı alınan önlemler çok kuvvetli olmak zorunda. Zira bu yapılmazsa
özel hayatımızı kaybetmemiz söz konusu.

Copyright © 2015 euronews




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder